Gerçekleri Konuşmayın

Alper Duran
Alper Duran
Gerçekleri Konuşmayın
12-11-2021
<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Şu fani &ouml;m&uuml;rde ciltlere sığmayacak g&uuml;zel dostluklar kurdum. Her biri Ebubekir (ra) misali sadık ve kıymetli yarenlerdir. Kimseyle pek d&uuml;şmanlığım yoktur. Dedikodu ve varsayımcı k&ouml;lelerin d&uuml;ş&uuml;k tavırlarından dolayı bazı kişilere elbette tavrım vardır. Onun haricinde her insanın hatasının olabileceğini kabul eder, ufak tefek mevzuları b&uuml;y&uuml;t&uuml;p mesele yapmaktan ka&ccedil;ınırım. Dini ve milli değerlerime el ve dil uzatılmadığı m&uuml;ddet&ccedil;e, birtakım polemikleri zamana bırakmayı ve zamanın seyrinde &ccedil;&ouml;zmeyi tercih ederim. </span></span></span></span></p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">&nbsp;</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Allah her insana bir karakter vermiş, lakin akıl ve ferasette ihsan etmiştir. Bunu yerli yerinde kullanmak icap eder. Bu nimetin aynı zamanda bir emanet olduğunu da, unutmamak gerekir. B&uuml;y&uuml;klerimizin tavsiye ettiği gibi, s&ouml;z&uuml; yedi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;p bir konuşmak gerekir. Doğru s&ouml;zden de ayrılmamak lazım gelir. Aslında bu ve buna benzer tavsiyeler hemen herkesin diline pelesenk olmuştur. Fakat şu uslanmaz d&uuml;nyada hayat b&ouml;yle işlemiyor. İnsanlar hakikatle ilgili hususlarla muhatap olmak yerine, sadece edebiyatını yapmayı yeğliyor. </span></span></span></span></p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">&nbsp;</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Zaman zaman yaşadığım sorunların temeline baktığımda, d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;klerimi birebir ifade etmekten kaynaklandığını tespit ettim. Bir tanıdığım yahut arkadaşım ile bir mevzuyu istişare ederken, hissettiklerimi hesapsız şekilde iletmeyi tercih ederim. Aksi halde zaten i&ccedil;ten pazarlık&ccedil;ı ve ikiy&uuml;zl&uuml; olurum. Ama bu hayat bana şunu g&ouml;sterdi ki, &ouml;yle pek delikanlı olmaya gerek yoktur. İ&ccedil;ten bir şekilde hissetsen dahi, bırak doğruları, doğrulara yakın c&uuml;mleler bile muhatabını huzursuz etmektedir. Adalet, doğruluk ve hakikat gibi s&ouml;zler kitaplarda zaman zaman tavsiye niteliğinde yazılsın dursun. Mevcut insanlık, bu gibi kavramları konuşmayı sevse de, muhatap olmaktan pek hazzetmez. Zira insanlar mutlu olacakları s&ouml;zc&uuml;kleri işitmeyi tercih etmektedir. Hz &Ouml;mer&rsquo;in bir g&uuml;n hutbede cemaate <em>&ldquo;Ben haktan ayrılırsam ne yaparsınız&rdquo;</em> sorusuna cemaat i&ccedil;in bir sahabenin <em>&ldquo;Seni kılıcımla d&uuml;zeltirim ya &Ouml;mer!&rdquo;</em> diyaloğunu, hik&acirc;ye niyetine dinlemenin ve işimize geldiği zaman anlatmanın dışında bir anlam ifade etmediğini m&uuml;şahede ettim. </span></span></span></span></p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">&nbsp;</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">D&uuml;nyalık nazardan bakıldığında kaybettiklerimin &ccedil;oğu, samimi bir şekilde yaptığım a&ccedil;ık s&ouml;zl&uuml;l&uuml;kten kaynaklanmaktadır. Bu sebeple bir &uuml;z&uuml;nt&uuml;m, ya da heder olmuşluğum yoktur. Bundan sonra da aynı minval &uuml;zere devam edeceğim. Zira inancım ve ahlakım bunu gerektiriyor. Ama siz siz olun başta şahsıma, sonrasında da muhatap olduğunuz hi&ccedil; kimseye hakikatten dem vurmayın. Zira hakikati kaldıracak y&uuml;reğimiz yoktur. Doğru s&ouml;zleri, i&ccedil;imizdeki k&ouml;t&uuml;l&uuml;k tarlası hemen fırsata &ccedil;evirerek zehir &uuml;retmektedir. Zihnimizin rafları, zehirli mamullerle dolup taşmış durumdadır. Bu mamullerden beslenince, kıyl&uuml;kal ve &ccedil;ekiştirme sarmalı yedi cihana yayılmaktadır. Bu yaygaradan etkilenmek istemeyenler, g&uuml;nahk&acirc;ra masum, soysuza asil ve yalancıya musaddık gibi davranması icap eder. Diğer t&uuml;rl&uuml; m&acirc;şer&icirc; cinnetle m&uuml;cadele etmeyi g&ouml;ze almalıdır. </span></span></span></span></p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">&nbsp;</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">İstikametsiz ve ciddiyetsiz &acirc;demlere, olmamışı konuşmak daha &ccedil;ekici gelmektedir. Herkes kendi takımına taraftar, oyununa şakşak&ccedil;ı, cenazesine matemci ve fikrine kiralık tebaa aramaktadır. B&ouml;ylesi bir d&uuml;zende doğruları kaldıracak ka&ccedil; y&uuml;rek vardır? Pek az... Belki de yoktur&hellip; &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ahmaklık ve taklit&ccedil;ilik &ccedil;armıhında &ccedil;ivilenmiş vaziyetteyiz. Her yanımıza bulaşmış olan k&ouml;ks&uuml;zl&uuml;k ve ufuksuzluğu, başka saiklerle &ouml;rtme gayretindeyiz. Bunun &ouml;nemli sebeplerinden biri de, ger&ccedil;ekleri zikredenlerin birka&ccedil; kişi, dolduruşu yapanların ise b&uuml;y&uuml;k bir yek&ucirc;n tutmasıdır. Acı veren ger&ccedil;ekler yerine mutluluk veren dedikodu, zan, varsayım ve dolduruşların daha &ccedil;ok tercih edilmesidir. Bu nedenle okurlarıma hayata dair bir&ccedil;ok konuda tetkikler yaparken, bu m&uuml;him meseleyi de atlamak istemedim. Doğruları paylaşanların g&ouml;zden d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;n&uuml; g&ouml;rd&uuml;m ve yaşadım. Mamafih yalanın ve yaltaklanmanın itibar g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; de m&uuml;şahede ettim. Bin&acirc;enaleyh kimseyle k&ouml;t&uuml; olmak istemiyorsanız, ger&ccedil;eklerle aranızı a&ccedil;ın. Herkesle iyi ge&ccedil;inmek i&ccedil;in ise, gerdan kırmayı ve dalkavukluk yapmayı unutmayın. </span></span></span></span></p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">&nbsp;</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Toplumda kendi g&uuml;nahını başkasına &ccedil;ektirmenin yanında, başkasının sevabını da kendi hanesine yazdırma modası gelişti. Şimdi bu durumda, yollar y&uuml;r&uuml;mekle t&uuml;kenmeyeceği gibi, y&uuml;r&uuml;d&uuml;ğ&uuml;n yollar seni t&uuml;ketecektir. Yağmur yağarken insanlar mutlu ise ıslandığını s&ouml;ylemeye, ayazda &uuml;ş&uuml;yebileceğini ifade etmeye gerek yoktur. U&ccedil;urumun kenarındaki birine, bir adım daha atmayınız demenin bir manası da, yoktur. Y&uuml;r&uuml;mek istiyorsa, yolunuz a&ccedil;ık olsun demek icap eder. Cazgırlık modaysa cazgır, maskaralık modaysa maskaralık yolundan şaşılmamalıdır. &Ouml;l&uuml;m d&ouml;şeğinde bile yalancı g&uuml;l&uuml;mseme ve baldudak rol&uuml; doğru olandır. Zira insanlar o lahza bile meşum itiyatlarından vazge&ccedil;miyorlar. </span></span></span></span></p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">&nbsp;</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Karakter ve maneviyat sorununuz yok ise, talebeyseniz &uuml;stadınıza, memursanız amirinize, iş&ccedil;iyseniz patronunuza, evlat iseniz ebeveyninize karşı daima yalanda olsa ilgi, samimiyetsizde olsa saygı ve riyada olsa alakaya devam ediniz. &Ouml;n&uuml;n&uuml;ze atılacak kemiklerin eksik kalması sizin i&ccedil;in ıstırap verici bir hal ise, aman ha ilkesizlik macerasına d&ouml;rt elle sarılınız. Herkes hakkında vehimler ileri s&uuml;rerek, bazılarının alınyazısına m&uuml;dahale ediniz. Başkalarının s&ouml;zlerine dedikodu, sizin hezeyanlarınıza m&uuml;him bilgiler s&uuml;s&uuml; veriniz. Maddenin ihtirasında kavrulup, mananın davasını g&uuml;d&uuml;n&uuml;z. Şayet fıtratınız rahatsız olmayacaksa fitneden, desiseden ve hodbinlikten taviz vermeyiniz. G&ouml;receksiniz ki, size ger&ccedil;ekleri konuşanlardan daha ahlaklı diyecekler ve daha itimatla bakacaklar. Maatteess&uuml;f yuvarlak d&uuml;nyanın bu y&uuml;z&uuml;, pek parlak g&ouml;z&uuml;kmektedir. </span></span></span></span></p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">&nbsp;</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Ger&ccedil;ekleri konuşmayın tavsiyesinde bulunurken bile, ger&ccedil;ekler &uuml;zerinden tezat akislerini neşrettiğim i&ccedil;in kimse bana kızmasın. Bazı okurlarla aram a&ccedil;ılacak olsa da, hissettiklerimi bihakkın kaleme almam ve fotoğrafı doğru analiz etmem gerekiyor. Bu nedenle, kaybetmekten korkmuyorsanız, diğer yazılarımda ifade ettiğim gibi, g&ouml;nl&uuml;n&uuml;z&uuml; ve hilkatinizi hakikat dairelerine mıhlayınız. Yok, şu d&uuml;nyanın yuvarlaklığı i&ccedil;inde, k&ouml;şelerinin bir yerinize batmasını istemiyorsanız i&ccedil;ten pazarlık&ccedil;ı olun ve şaklabanlıktan &ouml;d&uuml;n vermeyin. Akrep olun &ouml;r&uuml;mcek gibi ağlar &ouml;r&uuml;n&hellip; Sırtınızdaki şu inan&ccedil; ve insanlık kamburunu indirin, sizde rahat edin bize de rahat verin&hellip; </span></span></span></span></p>
ÖNCEKİ YAZILARI
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?