Kim Bulacak Bu Sırrı

Alper Duran
Alper Duran
Kim Bulacak Bu Sırrı
28-02-2022
<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">D&uuml;nyanın yeniden kurgulanma anlayışı, Birinci Cihan Harbi&rsquo;nden sonra, daha da bir &ouml;nem kazandı. Kavramlar ve ideolojilere ek olarak, daha tesirli ve kolay sahalar icat edildi. Bitmeyen bir hırsla &ldquo;&ccedil;irkinler masası&rdquo; genişletildi ve endişeyle hazzın karışımından neşet ettirilen yeni bir hayat anlayışı ve yaşam tarzı oluşturuldu. Maddecilik ve maddiyat &uuml;zerine bina edilen bu hayat bi&ccedil;imi, yorgun azimleri daha yorgun, endişeli g&ouml;zleri daha endişeli ve ihtiraslı nefisleri daha ihtiraslı hale getirdi. </span></span></span></span></p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">&nbsp;</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Uzlaşmacı hakikat, mağrurluk pompalar</span></span></strong></span></span></p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Medeniyetlerin ihyası ve imhası, fertlerin kalbine bağlıdır. Kişilerin ahlak, estetik ve iz&rsquo;anı ele alışı, b&uuml;y&uuml;k bir zihni ve fikri akımın oluşmasına, ya da var olanın trajik bir bi&ccedil;imde yıkılmasına sebebiyet verir. Ruhun ve idrakin zirveye yolculuğunun altında, daima doku uyuşması yatar. Yani başkalarının &uuml;mitlerinden &ccedil;ok, kendi iradesinin kitabi ruhu vardır. &Ccedil;irkinler masasının cenderesi altında olan d&uuml;nya milletleri ve &ouml;zellikle İslam toplumu, kesif ve boğucu bir bağnazlığın s&uuml;slenmiş dış g&ouml;r&uuml;nt&uuml;s&uuml;yle aldatılmaktadır. Kozmik ağlarla donatılmış modern d&uuml;nyanın y&uuml;celerinin ya k&ouml;lesi, ya da s&ouml;z dinleyen uslu bir &ccedil;ocuğu olmaktan başka bir yol bırakılmamaktadır. Bu ger&ccedil;eği fehmedebilmek fermana mahsustur, fakat bir şekilde gaflet kapılarından ge&ccedil;ip hakikatin manzarasını g&ouml;renler i&ccedil;in, d&uuml;nya daha tehlikeli bir hal alabilir. Zira her şeye sahip olma hırsının karşısındaki en b&uuml;y&uuml;k d&uuml;şman, hakikatin manzarasına vakıf olmaktır. </span></span></span></span></p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">&nbsp;</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Hakikat, tevazuun nimetidir. Devasa kaygılara karşı bile g&uuml;l&uuml;mseyebilmektir. &Ccedil;ağları aşan bir haykırış ve m&uuml;temadiyen bir gen&ccedil;lik iksiridir. Fakat yapayalnız kalan ruhun gıdası doğru bir şekilde verilmeyince, mertliğin karşısına ek&acirc;bir s&ouml;zler ve tavırlar dikilir. Hakikatin hamurunda masumiyet ve berraklık mevcuttur. Bu ve&ccedil;hile hakikat saftır ve herhangi bir ittifaka ihtiya&ccedil; duymaz. Hakikatin esnediğini zannedenlere bunun tersi izah edilince, mağrur bir edaya b&uuml;r&uuml;n&uuml;r ve &uuml;st perdeden caka satma merhalesine ge&ccedil;erler. Husumet dalgaları salgılamaya başlarlar. Nehirlerin kenarını deryaların kıyıları gibi g&ouml;sterme gayretine girerler&hellip; İşte medeniyetin ihyası i&ccedil;in fertlerin kalbindeki hakikat cevheri, duru ve arı bir şekilde mevcudiyetini muhafaza etmelidir. Yoksa istikbalimizin tarifi, ansiklopedik bilgilerin kucağında zayi olur. </span></span></span></span></p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">&nbsp;</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Anlamın meramı, ol&rsquo;manın nefesindedir</span></span></strong></span></span></p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">İstikrar ve enerji transferinin hemen her yerde batıya ya da batı zihniyetinde olanlara doğru aktığı su g&ouml;t&uuml;rmez bir ger&ccedil;ektir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bug&uuml;n kurgulanan d&uuml;zenin i&ccedil;inde hem insan ve insanlık mefhumu, hem de insanın bizatihi kendisi &ouml;rselenmiş ve yıpratılmıştır. Kendi i&ccedil;inde m&uuml;him bir mana ihtiva eden insan, maddeciliğin maskarası haline d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r. İnsan, ancak modern anlayışlar &uuml;zerine kurgulandığında bir kıymete haiz olabileceği dikte edilmiştir. Bu kurgu, batı uygarlığının en bariz tiplemesidir. Bug&uuml;nk&uuml; milyonlarca insan dil, din ve ırk ayrımı g&ouml;zetmeksizin bu tipleme gibi olmak ve yaşamak i&ccedil;in didinmekte, g&ouml;&ccedil;ler ger&ccedil;ekleştirmekte ve hayaller kurmaktadır. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; anlamı katleden treninin rayları, batıya doğru montajlanmıştır. Fakat nefsinin hı&ccedil;kırıklarını dinleyenler, bindikleri trenin menzilinde b&uuml;y&uuml;k bir hayal kırıklığına uğrayacaktır.</span></span></span></span></p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">&nbsp;</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Celladına &acirc;şık yeni insan modeli, bir şeylerin farkındaymış gibi g&ouml;z&uuml;kse de, refah (!) i&ccedil;inde yaşama hayaline yenik d&uuml;şerek, d&uuml;ş&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; ve mağlubiyetini derinleştirmektedir. Adalet namına başkalarının kayırılmasına itiraz ederken, aslında kendinin neden kayrılmadığına isyan etmektedir. Ruhunu melezleştiren tarifsiz bir basitlikle, hukukun toleransının kendine y&ouml;nelik işlememesinden şik&acirc;yet&ccedil;i olmaktadır. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; yumuşak bir dille buyurulan yeni hayat tarzında &ccedil;alışma ve emekten &ccedil;ok, ş&acirc;şaa, debdebe ve g&ouml;steriş &ouml;ne &ccedil;ıkarılmaktadır. İdealize edilen kıyafetlerin, eğlencelerin, evlerin ve mutluluk resimlerinin izd&uuml;ş&uuml;m&uuml;, aslında b&uuml;y&uuml;k bir yanılsamadan ibarettir. Zihinlerin iğdiş edilerek, insanların bedenlerinin ticari bir ara&ccedil; olarak g&ouml;r&uuml;c&uuml;ye &ccedil;ıkarıldığı ortamların başında gelen medya, &ccedil;irkinler masasının en tesirli silahlarından biridir. Bu silahla nice olmazlar olur, nice olurlar ise olmaz kılınmaktadır. </span></span></span></span></p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">&nbsp;</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Gen&ccedil;lerin ve gen&ccedil;liğin kimliği, tek &ccedil;atı altında toplanarak etrafına istinat duvarları &ccedil;evrilmiş durumdadır. Yeni medya ara&ccedil;ları ve onların s&ouml;zc&uuml;leri, h&uuml;viyetlerin bir kenara bırakılması ve &ldquo;insan&rdquo; başlığı altında herkesin &uuml;nsiyet kurması gerektiğini fısıldarken, insanın tanımının ne olduğunu gizli tutmaktadır. İnsan gizli-kapaklı ve izahtan v&acirc;reste bir şekilde onların kitaplarında ve planlarında tanım zindanına maruz bırakılmıştır. Buna mukabil &ouml;rseledikleri fıtrat &uuml;zerinden esaslı bir tuzağın kurulması da, ihmal edilmemiştir. </span></span></span></span></p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">&nbsp;</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">İslam&rsquo;ın ferahlatıcı sancağından nasiplenemeyenlerin bu girdaba kapılmaları bir kenara, İslam&rsquo;ın hakikatiyle boyanmışların seraplara h&uuml;cum etmesi, şayan-ı hayret edilecek bir durumdur. K&ouml;leliği ortadan kaldıran İslam&rsquo;ın m&uuml;ntesipleri, bile isteye sarsıntılı akımların teknesine kırba&ccedil; yiyerek k&uuml;rek &ccedil;ekmektedir. Muvazenesini kaybetmiş bir kalbin, İslam&rsquo;ın &ouml;znesi olması m&uuml;mk&uuml;n değildir. İslam aynı İslam olduğuna g&ouml;re, M&uuml;sl&uuml;manın kendine eziyet ettiği aşik&acirc;rdır. Hi&ccedil;liğin sahteliğine meftun olduğu a&ccedil;ıktır. G&uuml;neşi bırakıp zavallı yansımaların peşinden koştuğu bir ger&ccedil;ektir. </span></span></span></span></p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">&nbsp;</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Anlamın meramının, ol&rsquo;manın nefesine soluk olduğu ayandır. Meselenin p&uuml;f noktası da, burasıdır. Neden hakiki anlamın &ouml;n&uuml;ne barikatlar kurulmakta ve olgunluğun g&ouml;zlerine mil &ccedil;ekilmektedir? El cevap; aciz ve zayıf fertler, s&ucirc;ist&icirc;m&acirc;llerle dolu bir toplum teşkil eder; b&ouml;ylesi toplumların ne yedi başlı ejderhaya karşı m&uuml;cadele edecek cesareti, ne de toplumsal birlikteliği olabilir. </span></span></span></span></p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">&nbsp;</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Sonuca doğru, &ccedil;&ouml;z&uuml;m halleri</span></span></strong></span></span></p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Peki, şeytani ve rahmani anlayışın m&uuml;cadelesinde hakkın yanında olabilmenin ve hakkıyla cehdedebilmenin sırrı ne ola ki? İşte İslam medeniyetinin ve toplumunun birka&ccedil; asırdır tıkandığı husus burasıdır. Bir&ccedil;oğunun teşhis koyduğu, fakat bir t&uuml;rl&uuml; tedavi y&ouml;nteminde aciz kaldığı nutuklar &ccedil;&ouml;pl&uuml;ğ&uuml;ndeyiz. Tespit enkazı altında tedavi umudumuzun pusulası, her an farklı bir y&ouml;n&uuml; işaret ederken, mahremiyetimizin perdeleri b&ouml;l&uuml;m b&ouml;l&uuml;m hissiz ve duygusuz m&uuml;nasebetlere kurban edilmektedir. </span></span></span></span></p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">&nbsp;</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Masum canlara kıyan canilere katil derken, nice m&acirc;n&acirc;nın ve dahi kutlu davanın can &ccedil;ekişmesine g&ouml;z yuman ve aval aval seyreden bizlerin h&uuml;km&uuml; nedir acaba? Bu suale ilmin ışığında hul&ucirc;s-i kalple cevap verenler, &ccedil;&ouml;z&uuml;m&uuml;n ilk kısmına ayak basmış demektir. </span></span></span></span></p>
ÖNCEKİ YAZILARI
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?