SEÇİM BİTTİ, RUTİNE DÖNÜYORUZ

Ahmet Hasdemir
Ahmet Hasdemir
SEÇİM BİTTİ, RUTİNE DÖNÜYORUZ
01-04-2024

Bir seçimi daha geride bıraktık. Okullarda hazırlanan seçim sandıkları önünde oturmuş sandık kurulları, müşahitler, oy kullanma sırasındaki seçmenlerin bakışları altında tercihimizi yaptık, dört kocaman oy pusulasını birde muhtarlık seçim pusulasını bir zarfa sıkıştırarak sandığa attık ve adımızın karşılığını bularak oy kullandığımıza dair imzamızı atarak vatandaşlık görevimizi yerine getirmiş olduk.

Kırk yıldır oy kullanıyorum, kaç seçim oldu bilmiyorum ama bildiğim bir şey var sistem aynı, kırk yılda değişen bir şey yok. Bu kadar teknolojik gelişmenin yaşandığı günümüzde insanımızın bu kadar eskiyen bir düzenle tercihini öğrenme geri kalmışlığını bir türlü halledemedik. Sağlıklı bir e-Devlet sisteminin işletilmesine rağmen, sıkıntısız işleyen elektronik bankacılık sisteminin olmasına rağmen ne hikmetse halkın tercihini öğrenme konusunda yerimizde sayıyoruz. 

Dünyada elektronik seçim sistemini kullanan birçok ülke var, bizde kaç seçimdir bu sisteme geçmenin hazırlığını yapıyoruz, geçtik, geçeceğiz deniliyor ama yakın gelecekte de geçilecek gibi gözükmüyor. Bu kadar kâğıda, masrafa, mekâna, insana ihtiyaç duyulmadan hızlı sonuç alma, hataları azaltma ve daha verimli bir seçim süreci sağlamak elektronik seçim sistemiyle gayet mümkün. İsviçre, ABD, Fransa, Estonya gibi ülkeler bu sistemi kullanan ülkeler. Bir sonraki seçimin yeni sistemle yapılmasını umarak, verdiğimiz oylar neticesinde seçilecek olanların güzel hizmetler yapması temennisiyle, sonuçları hayırlı olsun diyor, başka konuya geçiyorum.

Malum mübarek bir ayın içerisindeyiz. Ramazan ayının son on gününde Kadir Gecesini arayacağız, o kutlu gecenin feyzinden istifade etmeye çalışacağız. Ramazan ayında özellikle teravih namazlarında camilerimiz ilk günlerde doldu taştı ama sona doğru yoğunluk bayağı azaldı. Kadir gecesi bir zirve daha yaşar sonra yine azalır. Teravih namazlarını genelde farklı camilerde kılmaya çalışıyorum. Camilerin çoğunda ihtiyaç duyduğum sessizliği, sükûneti, manevi havayı yakalamada zorlanıyorum. Birçok nedeni var ama özellikle ses cihazlarının yüksek volümde kullanılır olması ne yazık ki ibadetten alınan manevi hazzı yok ediyor. Cami içerisinde okunan Allah kelamını sesi güzel, okuması düzgün bir müezzinden, hocadan normal seviyede dinlemeye doyum olmuyor. Ama gel gör ki özellikle bazı müezzinlerin eline mikrofon geçtiğinde veya müezzin yoksa cemaatten biri bu işi üstlendiğinde caminin manevi havası yok olup gidiyor. Hoparlörlerden çıkan yüksek metalik ses tam bir eziyet oluyor.

Bunları kendi adıma yazıyorum, kimseyle de bir sorunum yok. Yazdıklarım sadece daha güzeli, daha iyiyi yaşamak içindir. Camilerimizde yüksek sesli cihazlar kullanmak ibadet mekânı olan bu yerlerin ruhuna aykırıdır. Akustik denilen bir ses ilmi vardır, kaç desibel olursa insan rahatsız olmaz, kulağı hangi frekanslar rahatsız eder hepsi belli. Diyanet İşleri Başkanlığı bu konuda çok hassas olmalı, cemaati kendi sesine hayran hasta ruhluların eline bırakmamalı.

Sivas’ta Ayyıldız Camii cenaze namazlarının kılındığı tek camii olduğu için sıklıkla gittiğimiz bir camimiz. Cami içindeki yüksek ses sorununu daha çok orada yaşanıyor. İmamın sesi rahatsız edici olmamasına rağmen, müezzinlerin sesi inanılmaz yüksek. Ho­par­lör­le­ri so­nu­na ka­dar açıp avaz avaz ba­ğırmak cami adabına aykırıdır, kul hakkı vardır, yazıktır, gü­nah­tır, vebali vardır. Bizden hatırlatması.

ÖNCEKİ YAZILARI
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?