Zeynep TUTAK
Erken çocukluk döneminde özgüven gelişimi
Bir çocuğun kendine güvenen bir birey olarak yetişmesi, aslında hayatın çok erken dönemlerinde başlar. Erken çocukluk dönemi, çocuğun hem kendini hem de çevresini tanımaya başladığı, kişiliğinin temellerinin atıldığı en kritik süreçlerden biridir. Bu dönemde kazanılan özgüven, çocuğun ilerleyen yıllardaki sosyal ilişkilerinden akademik başarısına kadar birçok alanı doğrudan etkiler.
Özgüven, bir çocuğun kendi yeteneklerine inanması, kendini değerli hissetmesi ve karşısına çıkan zorluklarla baş edebileceğine dair geliştirdiği o içsel inançtır. Özgüven, çocuğun “ben yapabilirim” diyebilmesidir. Ancak bu duygu kendiliğinden oluşmaz; çocuğun yaşadığı deneyimler, aldığı tepkiler ve içinde bulunduğu ortam bu süreci değerlendirir. Erken çocukluk döneminde özgüven gelişiminde ailelerin ve öğretmenlerin rolü oldukça büyüktür. Çocuğun yaptığı küçük başarıların fark edilmesi, takdir edilmesi ve desteklenmesi onun kendine olan inancını güçlendirir. Özellikle okul öncesi dönemde çocukların kendi kararlarını verebilmesine fırsat tanınması, sorumluluk alması ve düşüncelerini rahatça ifade edebilmesi özgüven gelişimini olumlu yönde etkiler. Bununla birlikte, çocukların sürekli eleştirilmesi, başkalarıyla kıyaslanması ya da hata yapmalarına izin verilmemesi özgüvenlerini zedeleyebilir. Her çocuğun farklı özelliklere ve yeteneklere sahip olduğu unutulmamalıdır. Çocukların eksik yönlerinden çok güçlü yönlerine odaklanılması, onların kendilerini daha değerli hissetmelerini sağlar.
Oyun etkinlikleri de özgüven gelişiminde önemli bir yere sahiptir. Oyun sırasında çocuk, hem sosyal ilişkiler kurmayı öğrenir hem de kendi becerilerini keşfeder. Arkadaşlarıyla iletişim kurabilen, fikirlerini paylaşabilen ve grup içerisinde kendini ifade edebilen çocuklar zamanla daha özgüvenli bireyler hâline gelir. Ayrıca sanat, müzik ve drama gibi etkinlikler çocukların yaratıcılıklarını ortaya koymalarına yardımcı olarak kendilerini daha rahat ifade etmelerini sağlar.
Sonuç olarak özgüven, çocukların sağlıklı bir kişilik geliştirebilmesi için temel unsurlardan biridir. Erken yaşlarda kazanılan olumlu deneyimler, sevgi dolu bir çevre ve destekleyici eğitim ortamı çocukların gelecekte daha başarılı, mutlu ve kendine güvenen bireyler olmalarına katkı sağlar. Bu nedenle ailelerin ve eğitimcilerin çocukların duygusal gelişimine önem vermesi büyük bir gerekliliktir.
KAYNAKÇA
Senemoğlu, N. 2020. Gelişim Öğrenme ve Öğretim. Ankara: anı yayıncılık
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.