Zeynep TUTAK
ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE EMPATİ GELİŞİMİNİN ÖNEMİ
Amasya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Okul Öncesi Öğretmenliği Anabilim Dalı “Topluma Hizmet Uygulamaları” dersi kapsamında Dr. Öğr. Üyesi Gülçin BİLGENER rehberliğinde hazırlanmıştır.
Erken çocukluk dönemi, bireyin kimlik gelişiminin temellerinin atıldığı ‘ben kimim?’ sorusuna ilk cevapların verilmeye başlandığı önemli bir süreçtir. Aynı zamanda sosyal ve duygusal gelişiminin de şekillendiği bu dönemde kazanılan beceriler çocuğun ilerleyen yaşamındaki ilişkilerini ve topluma uyumunu doğrudan etkilemektedir. İşte tam bu noktada karşımıza empati becerisi çıkar. Peki empati nedir? Empati karşımızdaki kişinin duygularını anlama ve onunla paylaşabilme yetisidir.
Çocuklar empati duygusunu doğuştan bilemezler bu beceri özellikle 0-6 yaş arasında çevrelerindeki yetişkinleri gözlemleyerek ve taklit ederek gelişir. Bu nedenle ebeveynlerinin ve öğretmenlerin davranışları, sergiledikleri tutumlar büyük önem taşır. Bu çocuğun duygularını anlamak, onu dinlemek ve duygularını ifade etmesine fırsat vermek empati gelişimini destekleyen en güçlü adımlardır.
Empati becerisi gelişmiş çocuklar; arkadaş ilişkilerinde daha başarılı, paylaşımcı, anlayışlı ve işbirliğine açık bireyler olurlar. Oysa empati eksikliği, bencil davranışlara ve sosyal uyum sorunlarına yol açabilir.
Sevgili ebeveynler, sevgili öğretmenler, burada en büyük görev size düşüyor: Empatiyi çocuklarınıza sadece anlatmayın, onlara yaşatarak öğretin. Örneğin, çocuğunuz arkadaşını üzdüğünde hemen kızmak yerine, “Sence arkadaşın şu an nasıl hissediyor?” diye sorun bu basit soru bile onun düşünme ve karşısındakini anlama kasını çalıştırır. Ayrıca hikayeler, drama etkinlikleri ve oyunlar da empati gelişiminin vazgeçilmez araçlarıdır. Kitap okurken veya film izlerken sadece olaylara değil, karakterlerin duygularına odaklanın. Böylece çocuğunuzun bakış açısı zenginleşir, dünya yalnızca kendi penceresinden ibaret olmaktan çıkar.
Kısacası empati, çocuklarımızın yalnızca arkadaşlık ilişkilerini değil, aynı zamanda sağlıklı bir birey olarak yetişmelerini de etkileyen temel bir beceridir. Erken yaşta kazanılan empati duygusu, daha anlayışlı ve daha duyarlı bir toplumun inşasına katkı sağlar.
“Unutmayalım ki; empatiyle büyüyen bir çocuk, dünyayı sadece kendi gözleriyle değil, kalbiyle de görebilen bir yetişkin olacaktır.”
KAYNAKÇA
Köksal Akyol,A. (Ed.).(2020). Okul Öncesi Eğitimde Güncel Yaklaşımlar. Ankara: Hedef Yayıncılık.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.