USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000

BU   BARBARLIK   BİTSİN  ARTIK

14-11-2023

Bugün  Dünyanın gözü  önünde  bir millet  yok edilmeye  çalışılıyor. Eşit  şartlarda  olmayan bir savaşta  bir taraf en  modern silahları korumasız  insanlara  karşı kullanıyor. O da yetmiyor, nükleer  silah kullanmak ile tehdit  ediyor. Buna  rağmen kendilerine meydan okuyan insanlarla savaşmak yerine; masum, korumasız, mazlum, silahsız, savunmasız, insanlara  saldırmayı, onları kadın, çoluk, çocuk demeden öldürmeyi, kendine  görev edinmiş gibi  gözükmektedir. Gözlerini  kan  bürümüş... Katliam yapmayı kendine görev edinmiş konumdalar. Hatta bu katliamlara kendi dini  inançlarına  göre yorum getiriyorlar.

FİLİSTİN YALNIZ... YÜREKLİ   MÜCAHİTLERE  SELAM OLSUN...

Malum devlet  Kendilerine meydan okuyan silahlı guruba  karşı ise, öyle  efelenemiyor. Kendisi de insan kaybı veriyor. Üstelik bunu en yetkili ağızları açıklıyor. Her gün başkent meydanlarında  ölen  insanların yakınları  eylem yapıyor.

DÜNYA DEVLETLERİ İSE, BIRAKIN itidal çağrısı yapmayı. Şu an ateşkes  bile  yapın diyemem diyor. İyi de sen ateşkesi savaşan taraflara değil, masum insanları öldüren insanlara da mı söyleyemezsin? İşte  dünya devletlerinin iki  yüzlülüğü açıkça  kendini  gösteriyor.

Üstelik adamlar kendilerine göre bir ideal sınır çizerken, bölge  ülkelerine  dolaylı olarak meydan okuyorlar.

Adı İslam devletleri olan teşkilat ise, sadece  kınıyor. Arap birliği ambargo yapmayı bile  kabul etmiyor. Yani Filistin'e ne halin var ise, gör  diyorlar. Buna rağmen bu cılız  tepki  karşısında bile Saldırgan Devletin başkanı, Arap devletlerinin liderlerini  tehdit  ediyor...

Bazen bu anlamda yazmış olduğumuz değerlendirme yazılarımız, birileri  tarafından pek beğenilmedi.

Hatta fikrimizi, düşüncemizi kaleme aldığınız yazılarımız, birilerini rahatsız eder oldu. Bazı arkadaşlar, sizi uyarma görevini kendinde bularak, sosyal medya üzerinden ikazlar vermeye çalıştılar. Ne kadar garip bir durumdu. Şaşırdık, kaldık... Bir kalem erbabına, hiç de hak etmediği bir tavırla; yön vermeye çalışmak...

Bir başka önemli ayrıntı da yıllar, yıllar önce; Müslüman olduğu için, İslam'ı savunduğu için, sorgulanan, dışlanan, ceza gören, soruşturma geçiren, fişlenen arkadaşların, EZİLEN İNSANLARIN, İslam'ın bir emrini yerine getirmek için, gayret gösteren insanların takdir edilmesi, teveccüh edilmesi gerekirken; o tür davranışları yapan insanlarımıza bile, birileri; o zamanlar, ağır ol, yavaş gel tavsiyesinde bulundular. Hatta  yanlış  yapmakla eleştirdiler. Kendileri; O, günlerin şartlarında SİSTEME YALAKALIK YAPAN, ona uyum sağlamaya çalışan, insanlarla göstermelik te olsa, dost olmaya çalıştılar.  Hatta yanlış ile mücadele eden dostlarına; ''Bırakın artık bu mücadeleyi'' Diye tavsiyelerde bulundular.  Kendileri birilerine yamanmaya çalıştılar.

Bu bazı dostlar, Ülkemdeki uyanışı hazmedemeyen bazı çevrelerin, Orduyu göreve davet eden, mitinglerine canı gönülden katılır oldular. Taviz üstüne taviz vererek; hanımının başını açan, istikbali için, endişe duyarak İslami STK' lardan uzak duran, kaçan  insanları  gördük. 

Belirli zaman sonra ise, kimi  insanlarımızın bu tür önceden yanlış davranış içerisinde  olan insanlarımızı  o, tür adamları, Ödüllendirdiklerini  gördük.  Baş tacı eder oldular. Amanın iltifatlar, öne çıkarmalar, yağlamalar... Tabii ki, o insanlar bu tür iltifatlar sonunda  kendilerinin yaptıkları eski yanlışların unutulduğunu sandılar. Hatta bu durumu fırsata çevirip yeni hamlelerde bulunmak istediler.

Amma bizler, yeri  geldi, İslami kimliğinden taviz vermeyen, bu uğurda çeşitli sıkıntılara katlanan, mücadele eden, İnsanları;  ise unutur olduk.  Hatta, O, yıllarda inanç kimliğini taşıdığı ve sahip çıktığı için, bu insanlara ve çevrelere sırt dönen, dışlamaya çalışan, küçük gören, alay eden,  insanların; bazı  dostlar tarafından  takdir edilmesi kabul edilecek bir durum değildir... 

Şimdi neden bunları yazdım. Yerel seçimler  var.   Bu  tür  adamların nasıl koşarak bazı makamlar için, ne kadar  eğileceklerini  göreceğiz. Eskiden yaptıkları anlamsız  tavırlara rağmen baş köşeye  talip olacaklardır. Hatta belki de  ödüllendirileceklerdir. Amma  gerçekler hiç bir zaman değişmez. Hakikatin   üstü asla örtülemez... İşte  böyle  davranış  içerisinde olup, işin kaymağını yeme gayreti içerisinde olanlara  yuh olsun... Diyorum... 

Yarın belki Filistin'de olan bu olaylar da sona erer. Akan masum insanların kanları, dökülen göz yaşları diner. Ortalık sükunete erer. Oraya Müslümanlar ADINA HUZUR VE BARIŞ GELİR. ALLAHTAN dileğimiz budur.

Ancak,  insanın kendi insanından olan ihanetleri, aldatılmışlıkları,  yalnız  bırakılmaları, terk edilmişlikleri, tarihin derinliklerinde gerçekliğini  her  zaman koruyacaktır. Kim gerçek dost, kim gerçek  düşman? Belli olacaktır. İşte o , zaman iki  yüzlüler, sahtekarlar, sanki bu yapılanlar unutulmuş gibi, belki ileride kendilerine verilecek değişik imkanlar için en önde olma çaba ve gayretini  göstereceklerdir. 

Yukarıda da anlattığım  gibi,  böyle  insanlar her toplumda mevcuttur...

İşte  o zaman, Böyle davranan hem insanlara hem  ülkelere  yuh olsun diyorum... 

 

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?