İrem Sena DÖNMEZ
OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE AKRAN İLİŞKİLERİNİN ÖNEMİ
* Amasya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Okul Öncesi Öğretmenliği Anabilim Dalı "Topluma Hizmet Uygulamaları" dersi kapsamında Dr. Öğr. Üyesi Gülçin Bilgener rehberliğinde hazırlanmıştır.
Okul öncesi dönemde edinilen arkadaşlık ve olumlu akran ilişkileri kişinin geri kalan hayatında büyük izler bırakır. Çünkü bu dönemde kazanılan deneyimler gelecekteki ilişkilerimize yol gösterir. İşbirliği, nezaket, empati, yardımseverlik gibi olumlu sosyal davranışların temeli bu döneme atılır. Aynı şekilde sosyal ilişkilerde zorlanma, iletişim güçlüğü, mutsuzluk ve yalnızlık gibi olumsuz duygular da bu dönemde yaşanan olumsuz akran sorunları nedeniyle ortaya çıkabilir.
Okul öncesi dönemde çocuklar ilk kez aileleri dışında bir sosyal çevreye adım atar. Bu zamana kadar ailelerinde öğrendiklerinin üzerine şimdi öğretmen ve arkadaşlarından yeni kazanımlar eklenir. Sosyal, bilişsel, duygusal anlamda gelişimin en hızlı olduğu bu dönemde ailenin katkısı da büyük önem taşır. Bebeklikte temel güven geliştirebilen çocuklarla geliştiremeyenler arasında, ileriki yıllarda arkadaşlık ilişkileri açısından belirgin farklılıklar görülür. Ünlü psikolog Erik Erikson’a göre insan gelişimi belli basamaklardan geçer ve bunların ilki “ temel güvene karşı güvensizlik” dönemidir. Bebek dünyaya geldiğinde tamamen savunmasızdır. Karnının duyurulması, altının temizlenmesi gibi temel ihtiyaçları tutarlı, zamanında ve sevgiyle karşılanırsa bebekte "dış dünya güvenli" düşüncesi oluşturur. Bu sayede çocuğun güven duygusu gelişen çocuk daha sağlıklı bağlar kurabilir. Güven oluşmamışşa çocuk dünyayı tehdit olarak algılar. Bu nedenle ilk bir buçuk yaş dönemi çok büyük önem taşır. Bakım verenin bebeğe sevgiyle yaklaşması, onun ihtiyaçlarını özenle karşılaması gerektir. Stres, gerginlik, mutsuzluk gibi olumsuz duygular çocuğu etkiler ve temel güvenini zedeleyebilir.
Bebeklik döneminde olduğu gibi okul öncesi çağda da çocuğun sağlıklı akran ilişkileri kurabilmesi annesinin psikolojik durumu çok etkilidir. Araştırmalar, annedeki depresif belirtilerin çocuğun sosyal becerilerini olumsuz etkilediğini ve akran sorunları yaşama riskini arttırdığını gösteriyor. Yapılan bilimsel çalışmalar, depresif annelerin çocuklarının, özellikle erkek çocuklarının, akranlarıyla çatışmalarına daha saldırgan tutumlar sergileyebildiğini ortaya koyuyor. Bu nedenle annenin ruh sağlığını desteklemek, çocuğun sağlıklı arkadaşlıklar kurması için atılacak en önemli adımlardan biridir.
Anne babanın, çocuğun akran ilişkileri üzerindeki etkilerinden biri de çocuk yetiştirme tutumlarıdır. Araştırmacı Diana Baumrind'e göre üç temel ebeveyn tutumu olduğunu belirtir. Demokratik, otoriter, ve aşırı hoşgörülü tutum.
Demokratik tutum sergileyen anne babalar, çocuklarına karşı sorumlu, sıcak, ilgidir. Çocuklarının bireyselliklerini önemser, düşüncelerine saygı duyar, kuralları esnek tutar ve nedenlerini açıklar. İletişimin güçlü olduğu bu ailelerde yetişen çocuklar; arkadaş canlısı, özgüven sahibi, işbirliğine açık ve sosyal ilişkilerde başarılı bireyler olurlar.
Otoriter tutum sergileyen ailelerde kontrol ve kurallar ön plandadır. Anne baba sevgisini koşullu olarak gösterir. Çocuğun düşünceleri ve bireysellikleri dikkate alınmaz. Bu tutumla yetişen çocuklarda sevgi eksikliği, özgüven kaybı, çekingenlik, karamsarlık gibi özellikler görülür.
Aşırı hoşgörülü tutumda anne babalar çocuklarına sınır koymakta zorlanır. Her koşulda çocuğun istediği yapılır, sorumluluk verilmez ve sonsuz özgürlük tanınır. Böyle yetişen çocuklarda empati becerisi gelişmez. Zorbalığa uğrama ve saldırganlık gibi sorunlar görülür.
Daha sonraki araştırmalarda bu üç temel tutuma yenileri eklenmiştir.
4.İlgisiz Kayıtsız tutumda aileler çocuklarıyla iletişimi yetersizdir. Çocuğun ilgi ve ihtiyaçları önemsenmez. Bu çocuklarda sevgiyi ifade etmek, yardım istemekte zorlanır.
5. Mükemmeliyetçi tutumda anne ve babalar çocukların hata yapmasını istemez ver her konuda başarılı olmasını bekler. Yetişkinlikte bu çocuklar hatalarını kabullenmekte zorlanır.
6. Reddedici-dışlayıcı tutumda çocuk görmezden gelinir, ihtiyaçları karşılanmaz. Böyle büyüyen çocuklarda özgüven ve olumlu benlik algısı oluşmaz
7. Dengesiz kararsız tutumda aile sürekli kararsızlıklar yaşar. Evdeki kurallarda sürekli değişir. Bu yüzden çocuk akran ilişkilerinde dengesizliklere yol açar.
Tüm bu bilgiler gösteriyor ki anne babaların tutumları, ruh halleri, çocuklarıyla kurdukları ilişki çocuğun okul döneminde ve hayatında kuracağı ilişkiler için belirleyicidir. Anne babalar çocuklarına örnek olmalı, sorunları karşısında onlara destek vermeli, sağlıklı iletişim için yol göstermeli ve rehberlik etmelidir. Bu sayede olumlu özellikler kazanır ve sosyal yaşamlarını daha sağlıklı sürdürebilir. Çünkü aile gerçek dünyanın ilk ve en önemli tasviridir.
KAYNAKÇA
Gülay A. (2010). Okul öncesi dönemde akran ilişkileri(1. baskı) Pegem akademi yayıncılık
Kamaraj O. (2011). Okul öncesi çocuk ve arkadaşlık ilişkileri. M. O. Uluğ & G. Karadeniz (Eds.), Okulöncesi çocuk ve... içinde (ss. 67-94). Nobel Akademik Yayıncılık.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.