Bugün bir vatanımız var ise Osmanoğulları Hanedanı sayesindedir.
11 uygarlığa mezar olmuş Anadolu toprakları bize yurt olmuşsa, Osmanoğulları Hanedanı sayesindedir.
Moğol bozgunundan sonra, Anadolu’dan sökülüp atılmamış isek Osmanoğulları Hanedanı sayesinedir.
Kurdukları emsalsiz imparatorluk ile Dünyanın yarısında Türk izi var ise o da Osmanoğulları Hanedanı sayesindedir.
Bugün bu ülkede, 1000 yıl evveline kadar, öz be öz Türk soyu olduğu kesin olan tek sülale de tartışmasız yine Osmanoğulları Hanedanıdır.
Bu sülale; Devlet kuran, nizam kuran, Türk milletini Dünyaya hakim kılan sülaledir.
Bu sülaleye; ancak ve sadece hürmet, minnet ve saygı duyulur...
Öyleyse bu sülalenin, yüz yıldır çektiği nedir?
Gördükleri muamele hangi Hakka kitaba sığar.
Önce yurtlarından sürülmüş, sonra dünyanın en ağır zulmüne maruz kalarak, vatansız bırakılmışlardır.
Şu gün olmuş hâlâ gurbet ellerde, perme perişan yaşayıp, ölmektedirler.
Cumhuriyetin ilk yıllarındaki tavır; belki bir nebze izah edilebilir.
Ama, lakin, fakat...
Yüz yıl geçmiş yahu, yüz yıl...
Dünyanın yaşayan, en muteber, en temiz ve seceresi en şerefli bu sülaleye yapılan reva mıdır? Doğru mudur? Hak mıdır?
Tarihi ters yüz ederek, birde vatan haini gösterip, yeni nesilleri ecdadına sövdürmek... En büyük haksızlığın dışında, bir hastalık değil de nedir?
Bugün bir türlü abat olmuyor, bir türlü huzur bulamıyorsak ve istediğimiz yerine gelmiyorsa, sebebini birazda, kundaktaki sabiden, ayağı çukurdaki ihtiyara kadar, yüz yıldır zulme uğrayan bu insanların ahında aramak lazım gelmez mi?
Zira,
Zulüm ile abat olanın, ahiri berbat olur denilmiştir...
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.