Orhan Arslan
Savaş Gerçeği Ekonomik Ortamı Etkiledi
Bizim hemen yanı başımızda olan sıcak savaş Ülkemizi her alanda tedirgin etmeye devam ediyor. Bu kaos ortamına bizi çekmek için, yabancı güçler Ülkemi karıştırmak adına; gayret göstermeye başladılar. Amaç, bellidir. Ülkemin güçlenmesinin, önüne geçmektir. Bu savaş ortamı tüm ekonomik verileri alt-üst etmektedir.
Aynı zamanda, bu anlamsız girişim, sıcak savaşa dahil olmasak da, Ülkeler arasında; var olabilecek, görünmeyen soğuk ve ekonomik savaşın içerisinde olmamızı istemektedirler. Taraf olmaya zorlamaktadırlar.
İhracat rakamlarımız, Büyüme rakamlarımız ortadadır... Bu kaotik durum olumsuz anlamda bizi ne kadar etkileyecek hep beraber göreceğiz.
Üstelik Terör devletinin Mescidi Aksa’yı işgali, Lübnan'a saldırması, bu savaşın daha uzun süre devam edeceğinin sinyallerini vermektedir. İran’a karşı, Olası bir kara savaşı gerçeği bu kaotik durumun senelerce devam edeceği anlamına gelir. Çünkü bugün değişik gruplar değişik coğrafyalarda işgal güçlerine saldırmaktadırlar. Bu durum ileride şehir ve gerilla savaşına dönerse; sürecin ne kadar uzayacağını tahmin bile edemezsiniz. Ortada bir Vietnam, Afganistan, Irak savaşı gerçekleri vardır.
Ülkemizde ise, Ülkeyi yönetenler, aldıkları tedbirlerle barış ortamına yönelik söylem ve eylemlerle bu ortamdan uzak olduklarını bir manada tüm dünyaya ilan etmişlerdir. Buna rağmen yolunu şaşırmış füzelerin ülke topraklarına düşmesi dikkat çekmektedir. Bu durum yetmiyormuş gibi Kıbrıs’ta taşkınlık yapan Rumlar, On İki adayı değişik anlamlarda silahlandıran hatta kendilerine dost olduğunu iddia ettikleri devletlerin kendi topraklarında silahlanmasına göz yuman Yunanistan, gerçeği vardır.
En son devletimizin önderliğinde dört devlet temsilcisinin bir araya gelerek barış ortamının oluşması için gösterdikleri çaba ortadadır. Bu girişim bazılarının nedense fazla rahatsız etmektedir.
Bütün bunlara rağmen Hürmüz boğazının kapanması, dünya genelinde tüm devletleri ekonomik alanda sıkıntılara düşürmüştür. Petrol fiyatları tırmanmaya devam etmektedir. Avrupa ülkeleri bu krizi hissederken, bazı Asya ülkeleri nerede ise,
iflasın eşiğine gelmişlerdir. Çünkü bölgedeki petrol üreten tesisler savaş ortamı nedeni ile, üretimlerini durdurmuşlardır. Doğalgaz ve Petrol sıkıntısı giderek daha hissedilir hale gelecektir. Altın fiyatlarındaki dalgalanma güvenli liman tabirini zedelemek gibi çalkantılı durum yaşamaktadır. Halk neye güveneceğini test etmektedir.
Ülkemiz şu ana kadar bu alanda en az etkilenen konumunda olmaya devam etmektedir. Bu arada yükselen sadece petrol fiyatları değil; gıdadan, temel alanlardaki mal ve emtia bekle göre anlamına gelen bir tutum içerisindedirler.
Yıllardır devletin yaptığı çalışmalar insanların gelir düzeyini yükseltmek ve refah seviyesini daha iyi seviyeye getirmek amacını gütmek de idi. Bütün bu gerçekleşen durumlar , Ülkemdeki fiyat politikasını ne kadar etkileyecek? Hep beraber göreceğiz. İlerleyen zamanlarda, Belki emeklilere yardım, asgari ücretin konumu tekrar gündem oluşturacaktır.
Bütün bunlara rağmen, dolara çok rağbet olmadığı halde; değeri yükselmektedir. Amaç, ortadadır... Halkın yaşama kalitesinde, bir eksiklik, noksanlık söz konusu değildir. Hala, bazı alış-veriş merkezleri; indirimlere devam etmektedir. Belki yakın zamanda, Petrol fiyatlarının dengeye oturması piyasaların yangınını söndürür.
ŞU ANDA PİYASADA OLAN BU GÖSTERMELİK SIKINTI, ÇARŞI VE PAZARA YANSIMAMIŞ GİBİ GÖZÜKMEKTEDİR.
Bazı fırsatçıların bunu fırsata çevirme girişimleri Devletimiz tarafından en ağır cezalar ile, engellenmesi gerekir düşüncesindeyim. Özellikle temel ihtiyaç maddeleri sürekli kontrol edilmelidir.
Bu Ülke geçmişte yaşadığı tüp, maaş, temel gıda kuyruklarının tam tersine geçmiş olduğumuz günlerde epeyce bir süre altın alma kuyruklarını yaşamıştır. Bu da Ülke tarihine not olarak düşülecek ender durumlardan bir tanesi olmuştur.
Ortalıkta panik havası estirmek isteyenler; boş durmamışlardır. Bugün, Uluslararası ekonomi değerlendirme kuruluşları, Ülkemize yönelik, değerlendirmelerde bulunarak, asıl amaçları, sanki yangın varmış gibi; körükle gitmek istemektedirler.
Bir başka açıdan bakınca; Doların Uluslar arasındaki değerlendirmelerde, yükseldiğini görmekteyiz. ABD'nin faiz oranını belirlemesi etkendir. İran savaşı, Dolaylı olarak Çin, Rusya ile olan gerginlikler, fırsat bilinerek; dolar üzerinden avantadan para kazanma düşüncesindedirler...
Hürmüz boğazının bazı ülke gemilerine açık hale getirme çabası belki bu yangının daha fazla yayılmasını geciktirebilir.
ABD Devlet politikaları, gerilim üzerine endekslidir. Halk devletin bu politikalarından memnun değilmiş gibi gözükmektedir. Kuvvet komutanlarının, bazı sivil idarecilerin istifa etmesi, halkın sokak ve caddelerde savaş karşıtı gösterileri dikkat çekmektedir.
Bu ortamdan en fazla yararlanmak isteyen terör devleti ise, tüm hızı ile saldırmaya devam etmektedir. Lübnan onun için ilk işgal edilmesi gereken yer gibi gözükmektedir. Bunun bedelinin ne olacağını zaman gösterecektir.
Çin ve Rusya gerçeği vardır. Yemen savaşa dahil olduğunu ilan etmiştir. ABD, Avrupa arasındaki gerginlik yükselmektedir. NATO’ya yönelik eleştiriler zirve noktasındadır. Hatta ABD lideri NATO’ya;'' Kağıttan kaplan..'' Demiştir. Avrupa ülkelerini korkaklıkla suçlamıştır. Bütün bunlara rağmen bazı Avrupa ülkeleri savaşta taraf olmak istemiyorlar.
Öncelikle petrol fiyatlarının yükselmesi tüm Dünyada rahatsızlık oluşturmuştur. Görünen o ki, bu alanda en az etkilenen ülkemiz gibi gözükmektedir.
Petrol alım satımlarında dolar yerine başka para birimlerinin devreye sokulması gerçeği vardır.
Bütün baskılara rağmen; Yap, İŞLET, DEVRET MODELİ İLE, ÜLKEMİZE YATIRIM YAPAN YABANCI FİRMALARA; GÖZ DAĞI VERMEK İSTEMEKTEDİRLER...
Yabancı sermayenin Ülkemize girişini engellemek adına çabalar görülmektedir.
Bugün Hürmüz Boğazı, gerçeği Ülkemizdeki boğazların konumunun ortaya çıkmasına neden olmuştur. Kanal İstanbul gerçeği, hararetle tekrar gündeme oturabilir. Bakın İran Hürmüz Boğazından geçmek isteyen gemilerden para almaktadır. Bundan dolayı,
Kanal İstanbul'un hayata geçmesini istemeyen güçler; ellerinden gelen tüm baskıları, Ülkemiz üzerinde yoğunlaştırmakta, kararlıdırlar.
Bu kanal hayata geçtiği zaman; Ülkemiz adına, büyük gelir sağlanacaktır. Tahmini rakamlar, PANAMA kanalının dört misli oranında gelir beklenmektedir...
Bunlar gerçekleştiği zaman; Ülkenin geliri artacak; dışa bağımlılığımız azalacaktır. Bu durum, birilerini rahatsız etmektedir.
Bugün bir Hürmüz Boğazının Dünyayı nasıl bir krize sürüklediği gerçeği orta yerde durmaktadır... Alternatif yollar üzerine senaryolar üretiliyor...
Bu amaçla, Ülkemize Haçlı seferleri gibi; ekonomik savaşlar başlatmışlardır. Bu yollardan bazılarının bizim kontrolümüzde olan bölgelerde olmasını birileri istememektedirler....
Çünkü, üçüncü Havalimanının yapılıp, hayata geçmesi; şimdiden Avrupa Ülkelerinin, hava yolları firmalarını etkilemiştir... Hatta, bazıları iflasın eşiğindedir. Aynı engelleme çabaları, üçüncü havaalanının temelinin atılması aşamasında da, yapılmıştır... HATIRLAYALIM... Aynı şeyin deniz ve kara yolu taşımacılığı ile olması, birilerini rahatsız ediyor.
Artan petrol fiyatlarından dolayı; Altın ve Dolar üzerindeki operasyon, devam edeceğe benzemektedir.
Biz, çevremizde olan sıcak savaştan da en az etkilenen bir devlet olma çabasındayız. Buna bağlı olan ekonomik savaştan da; İnşallah, galip çıkacağız...
Çünkü, Dünya mazlumlarının beklediği Ülkeyiz... Ümidiyiz... Dualarındayız...
Direneceğiz, başaracağız... ÇÜNKÜ HEP BİRLİKTE TÜRKİYEYİZ...
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.