“Vizyona bakın! gözlerim yaşardı!
İkinci yüzyıl vizyonuna.
Tank, top, SİHA, İHA, vur, öldür, kahramanlık türküleri…
Cumhuriyet bunun için kurulmadı.
Ülkemin geldiği duruma üzülmemek mümkün değil.
Mustafa Kemal’in peşindeyiz biz...”
…
Bunları söyleyen kim dersiniz?
İnanması zor ama bir Belediye Başkanı.
Hem de Mersin gibi bir ilimizin, Büyükşehir Belediye Başkanı.
Ve tabii ki CHP’li...
Bir insan, hem de koskoca bir şehrin şehremini olmuş bir insan; etrafı ateş çemberi olan ülkesinin silahlanmasından, nasıl rahatsız olabilir. Ve bunu Mustafa Kemal’in peşinde olmakla nasıl irtibatlandırabilir.
Oluyor işte...
Bakın dostlar!
Asıl tehlike, CHP’li Belediyelerin yolsuzluğu, Belediye Başkanlarının bilmem kaç milyar lira hırsızlaması değil.
Çalınan yerine konur.
Giden geri gelir.
Kaybolan bulunur.
Daha da olmadı.
Gerekirse bir ay fazla çalışırız.
Ama bu kafanın telafisi yok.
Bu zihniyetin, tedavisi yok.
İster 250 milyar olsun, isterse 560 milyar.
Beni şahsen mesela; İstanbul Belediyesinin soyup soğana çevrilmesinden çok, dijital arşivin ve İstanbul'un tüm MOBESE sisteminin İsrail’e verilmiş olması ürkütüyor.
Yarın, muhtemel bir savaşta, bu görüntülerle bize neler yapabilecekleri artık hayal değil.
İran'da yaptılar, bizde daha kötüsünü yaparlar.
Zira, İran'a ancak sızabilmişler.
Biz, kendi ellerimizle, alkışlarla ve törenle teslim ettik.
Ama dönüp dolaşıp, hep çalınan para konuşuluyor da, asıl daha korkuncu hiç gündem olmuyor.
İnsanımızın duyarsızlığına bakarsanız, İşimiz duaya kaldı...
Allah bu zihniyeti milletin başında bela etmesin.
Bize de azıcık feraset versin...
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.