Kasım DEMİR
ORUCA SAYGI!
Bilmem bu sene de yaptılar mı? İstanbul'da tarihi camilerden birinin minarelerine "Oruca Saygı" yazan bir mahya asmışlardı. Şahsen çok beğenmiştim. Oruca saygı. Ne kadar önemli!
Büyüklerimiz, Ramazan'da bir yere gidip dönünce orasının dindarlığını açıktan yiyip içmeyle ölçerlerdi. Mesela:
-Ramazan İzmir'e hiç uğramamış arkadaş. Herkes çarşıda pazarda utanmadan yiyip içiyorlar, derlerdi
Veya:
-İstanbul’da hiç Ramazan yok gibi. Koca koca adamlar caddede sokakta oruç yiyerek dolaşıyorlar, derlerdi.
Ben de bunu çok uzun yıllar önce Ramazan ayında Trakya seyahatimde görmüştüm ve hayretler içinde kalmıştım. 60-70 yaşındaki ihtiyarlar kahvenin önünde sohbet ederek çay içiyorlardı.
Bizim çocukluğumuzda;
Bazı sebeplerle oruç tutmayanlar veya tutamayanlar, oruç tutmadıklarını hiç kimseye hissettirmezlerdi. Anneler çocuklarını sıkı sıkıya tembih eder, “Arkadaşlarının yanında bir şey yeme, ola ki onlardan oruç tutan vardır. Canları çeker sonra sana günah yazılır” derlerdi. Hakikaten bazı arkadaşlarımız bizimle beraber akşama kadar aç susuz dolaşırlar yine de yanımızda bize saygılarından dolayı bir damla su içmezlerdi.
Oruca saygı hususunda Erzurum'un ayrı bir yeri vardır. Gençliğimin 10 yılını geçirdiğim bu şehirde Ramazan gerçekten Ramazan gibi geçirilirdi. Hiç kimse, hasta veya yolcu dahil, açıktan yiyip içmezdi. Saygısızca davrananlara da pek müsamaha gösterilmezdi.
Yeri gelince söylemeden geçmeyelim. Erzurumlu bir arkadaş şöyle anlatmıştı:
- "Darbeci Kenan Evren Erzurum’a gelmişti. Tabi o zaman Devlet Başkanı. Dediler ki meydanda konuşacak. Dinlemeye gittik. Günlerden de Ramazan, hepimiz oruçluyuz. Millet bağırıyor yaşa varol, kimisi alkışlıyor. Birden Kenan Evren kürsüde ki su bardağını başına dikti. Derin bir sessizlik oldu. Biraz sonra alkışlar kesildi. Kalabalıklar yavaş yavaş dağılmaya başladı. Kısa zamanda kürsüye yakın olanlarla, görevliler dışında kimse kalmayınca Kenan Evren konuşmasını toparlayıp hemen kürsüden indi. Kenan Evren’in bu saygısızlığı Erzurumluları gücendirmişti. Kendisi de pot kırdığını anlamıştı."
Güzel Sivas’ımızda da Erzurum kadar olmasa da Ramazan ve oruca pek saygısızlık yapılmaz, çarşı pazarda açık olan lokanta ve kahveler perdelerini sıkı sıkıya kapatırlardı. Şimdi de pek farklı değil.
Bazı komşularımız, oruç tutmadıkları halde Ramazan'a, oruca ve oruçluya saygı gösterirlerdi.
Bizim mahalleye bitişik Bezircide tek tük Ermeni komşular vardı. Onlar bile, Ramazan’da Müslüman komşularına iftarlık gönderir ve öğünlerini gözden uzak yerlerde yerlermiş. Bunu çok dinledik.
Şimdi bazı dağ gibi lise ve hatta Üniversite öğrencilerinin "dayanamıyorum" ayaklarına yatıp arkadaşlarının gözü önünde çatır çatır oruç yediğine şahit oluyoruz. Sadece öğrenciler değil bazı kendini bilmezlerin sadece Ramazan'a, oruca ve oruçluya saygısızlık yaptığını zannetmeyin. Bunlar, böyle yapmakla resmen İslam'ın bir emrini hafife alıyorlar. Zaten kasıtlı saygısızlık yapan bazı nasipsizlerin din, iman ve İslam gibi bir gündemleri yok ki. İbadet edenleri yadırgıyorlar, işin garibi dindar insanlara da içten içe düşmanlık besliyorlar. Nedenini tahmin etmek zor değil. Kör ideolojileri gözlerini kör, kulaklarını sağır etmiş.
Mahallemizde bir lise var -adını söylemeyeyim- öğle tatilinde sırık gibi öğrenciler, bugünlerde her birinin ağzında bir karış sigara, apartmanımıza ait kamelyada ortalığı birbirine katıyorlar. Çok nezih sohbetleri bütün balkonlardan duyuluyor. Kız erkek fark etmeden, konuştukları kelimeleri duyunca, onların yerine biz yerin dibine giriyoruz. Bunları görünce bugünkü gençliğin nereye gittiğini tahmin edebiliyoruz. Tabi gençlerin bu haline de üzülüyoruz. Onlar hakkında ümitsizliğe kapılıyoruz.
Gençliğinde oruç tutmayanın, namaz kılmayanın ileride bunları yapacağını zannediyorsanız fena halde yanılıyorsunuz.
Kocaman kocaman çocuklarına namaz, oruç gibi İslam’ın 5 şartından yani olmazsa olmazından olan ibadetleri tavsiye etmeyen ebeveynlerin halini İslam alimleri pek iyi görmüyorlar.
Geç olmadan buna bir çare bulmak gerekir kanaatindeyim.
Rahmetli annem bana sık sık şöyle söylerdi "-Oğlum sular akarken testini doldur"
Mübarek Ramazan ayı daha bitmedi. Sular gürül gürül akıyor.
Küçük bir pişmanlık ve bir tövbe.
Vallahi tadından yenmez.
Tabi testiyi kırmadan...
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.