Kasım DEMİR
SİZ ÇAĞIRDINIZ ONLAR GELDİ
Hey İranlı göstericiler!
İşte çok istediğiniz ABD geldi. Gözünüz aydın. Hem de ne geliş.
Topuyla, tüfeğiyle, bombasıyla geldi. Merak etmeyin sizi kurtarmaya geldi.
Korkmanıza gerek yok, bir kaç bininizi öldürerek sizi kurtaracak. Ananızı ağlattıktan sonra sizi özgürleştirecek. Hazır olun. Zaten tepenizdeler.
Gösteri yapıyordunuz. Ne oldu? İşte geldiler.
Yarım yamalak taktığınız başörtüsünü artık takmazsınız.
İçkinizi patlayıncaya kadar içersiniz.
Kumarınızı rahatça oynarsınız.
Hatta dans partileri düzenleyip komşunuzun karısını kucaklayıp birlikte dans edersiniz. Onlar da sizin karınızı kucaklayıp dansa kaldırırsa karışmam.
Avrupai hayat tarzını yaşamak için gösteri yapıp ölümüne kadar direnen siz değil miydiniz?
Laik yaşam için gösteri yapıp ortalığı birbirine katıyordunuz.
Peki, ağababalarınız Suriye'deki katliama ortak olurken, milyonlarca insan ölürken veya sürülürken niye gösteri yapmak aklınıza gelmedi?
Gazze'de binlerce kadın, çocuk, ihtiyar aylarca süren bombardımanla bombalar altında can verirken niye meydanları doldurmadınız?
İsrail daha önce misafirlerinizi otel odalarında bombalayıp şehit ederken niye gösteri yapmadınız?
Hocalarınız, mollalarınız, mensubu bulunduğunuz dinin peygamberi Hazreti Muhammed (S.A.V,) efendimizin en yakın arkadaşlarına çok ağır hakaretler yaparken niye sustunuz?
Efendimizin çok kıymetli zevcesi, hepimizin annesi Hz. Aişe validemize dil uzatılırken neredeydiniz?
Yapmayın etmeyin küfretmeyin dediniz mi? Böyle yaparak mensubu bulunduğunuz İslam’ı yıktıklarını ve onun aziz peygamberinin ruhunu muazzeb ettiklerini hiç seslendirdiniz mi?
Yöneticilerinize ise hiç "Allah'tan korkun" diye pankart açtınız mı?
Nerdeee?
Şu adamlara bakın kendi dinlerini, tarihten gelen kin nefret üzerine bina ediyorlar. Yazık çok yazık.
İşte geldiler.
Yakında İngiltere de gelir. İngiltere gelir de Fransa durur mu?
Almanya'ya ne olmuş, o da gelir.
Nasılsa siz çağırıyorsunuz.
Bu keferelerin subayları size çok güzel danslar öğretirler.
Siz dans ederken onlar petrollerinizi dağdan aşırırlar.
Bize gene Ramazanı zehir ettiler. Katiller gene kanımıza ekmek doğradılar.
Bakın hele bizim bakmaya ve gezmeye doyamayacağımız Isfahan, Rey, Tebriz, Şiraz ve daha nice tarihi şehirler katillerin bombardımanı altında. Bize sadece kıvranmak düşüyor.
Ciğerimiz yanıyor. Kavruluyoruz. Elimizden bir şey gelmiyor. Ancak; nerede olursa olsun zulmün karşısında, mazlumun yanındayız. Göz göre göre zalimlerin kurşunlarına hedef olan siz mazlumların yanındayız.
Biz falan mezhebin, filan meşrebin müntesiplerine bakamayız. Çünkü biz zalimin düşmanı, mazlumun dostuyuz. Çünkü biz Müslümanız.
Ve inanıyoruz ki Allah er veya geç zalimlere zulümlerinin hesabını soracaktır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.