Vatan, millet ve devlet şuurumuzun, ne berbat hale geldiğini merak ediyor musunuz?
Sokakta ilk rastladığınıza;
Cumhuriyet mi, Laiklik mi, Demokrasi mi vazgeçilmezdir, yoksa devlet mi? diye sorun.
Emin olun; devletin; ilk üçe giremediğini görürsünüz.
Bu zümreler için, devletin zaafa uğraması, vatanın bölünmesi ya da ülkenin parçalanması çokta önemli değildir…
Zira bu ülkede, 10 yıllardan beridir hep ve sadece;
Cumhuriyet, laiklik ve sözde demokrasi yüceltilmiş, yükseltilmiş ve kutsanmıştır.
Resmi bayramlar, işte bu kutsamanın bir ayini, bir tapınma seromonisine evrilmiştir hep.
Hal böyle olunca;
- Vatan için parmağını kımıldatmayan ama Cumhuriyet için ölmeyi göze alan,
- Çoğunluğun inancıyla kavgalı ama laikliği din edinip tapınan.
- Halkı hiçe sayan, fakat halk iradesi demek olan demokrasiye methiyeler dizen;
- Ne olur sanki Güneydoğuyu bölüp verebiliriz... diyebilen,
Abuk sabuk, garip ve tutarsız milyonlarca insan nevzuhur etti meydana…
“Yapmayın efendiler!…
Aslolan Devlet ve Devletin bekasıdır.
Vazgeçilmez, vazgeçilemez olan Vatan’dır.
Bağımsız bir ülkenin, hür vatandaşı olmak ise, paha biçilemeyecek kadar kıymetlidir…
Sistem ve rejimler;
“Ancak ve zamana göre bir tercihten ibarettir” dediğimiz için, bizi cumhuriyet düşmanı ilan eden, bu yarım akıllılara tahammül etmek de yine bize düştü…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.