Şadiye Öztürk

Şadiye Öztürk

SAHTE OLAN HER ŞEY...

Günlük yaşantımızın neredeyse her alanına sızmış bir sahicilik sorunu var artık. Yediğimiz yiyeceklerden içtiğimiz içeceklere, giydiğimiz kıyafetlerden kurduğumuz ilişkilere kadar her şeyin bir “sahtesi” mevcut. Doğal olmayan yiyecekler, katkı maddeleriyle şişirilmiş içecekler, tamamen sentetik kıyafetler… Liste uzayıp gidiyor.

Ama mesele sadece bunlarla sınırlı değil. Asıl can yakıcı olan, insanların da sahteleşmesi.

Bir düşünün… İçinden gelmediği halde gülen, sevmediği halde seviyormuş gibi davranan, beğenmediği bir şeyi över gibi yapan, inanmadığı bir şeye inanıyormuş gibi görünen insanlar çevremizde yok mu?

Güç sahiplerinin karşısında eğilenler, haklı olup olmadığına bakmadan sadece makamı olduğu için “sen haklısın” diyenler… Ne kadar tanıdık geliyor değil mi? Söz verip sözünde durmayanlar, çıkar uğruna her fikri savunabilecek kadar esneyenler.

En tehlikelisi ise, karşımızdaki kişinin ne düşündüğünü bilemememiz.

“Sevmiyorum” dese, sevdirmeye çalışırsın. “İnanmıyorum” dese, ikna etmeye çalışırsın. Ama “miş gibi” yapıyorsa, ne yapabilirsin? İşte o zaman kandırılırsın. Güvenirsin. İnanırsın. Sonra bir bakmışsın, her şey sahteymiş.

Bu sahtelik hali ruhumuzu da zehirledi. Doğallık gitti, samimiyet kayboldu. Güven neredeyse tamamen yok oldu.

Peki neden böyleyiz? Neden içten olamıyoruz?

Bunun cevabı çok basit ama bir o kadar da can sıkıcı: Çıkarlarımız.

Eğer gerçekten hissettiğimizi söylesek ne olur?

Dışlanırız, üzülürüz, yalnız kalırız belki. Çünkü çoğu insan, doğruları duymak istemez.

İşte bu yüzden sustuk, susuyoruz.

Ama bu sessizlik, yanlışın büyümesine neden olmuyor mu? Herkes susarsa, yanlış yapan nasıl farkına varacak?

Toplumun bu sahte yapısı, samimiyetten uzak ilişkiler, içi boş başarılar, vitrin dostluklar yaratıyor. “Kimse kimseye dokunmasın” anlayışı, bizi birey değil, rol yapan birer figüran haline getiriyor.

Oysa belki de en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, gerçek olmak cesareti.

Ne kadar zor olursa olsun, içten olabilmek.

Ve evet, bazen yalnız kalmak pahasına da olsa, “Bu doğru değil” diyebilmek.

Çünkü sahte olan her şey, er ya da geç dökülür.

Ama içtenlik, zamanı geldiğinde en güçlü bağ haline gelir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Şadiye Öztürk Arşivi

Hayatımızdaki Dönüm Noktaları

14 Eylül 2026 Pazartesi 08:00

BAKIŞ AÇISI HER ŞEYİ DEĞİŞTİRİR

07 Eylül 2026 Pazartesi 08:00

HAYATIN GARİP ZAMANI

31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:46

HERKESİN BEKLENTİSİ BAŞKA

24 Ağustos 2026 Pazartesi 11:57

HER ŞEYİN BİR BEDELİ VAR

17 Ağustos 2026 Pazartesi 08:01

ELEŞTİRMEK KOLAY, ANLAMAK ZOR

03 Ağustos 2026 Pazartesi 10:04

BİR KİŞİNİN KAÇ EVİ VAR?

27 Temmuz 2026 Pazartesi 08:00

KENDİNE YAKIŞANI YAPMALI İNSAN

20 Temmuz 2026 Pazartesi 08:00

KAFELER ÇOĞALIYOR, PEKİ YA SONRASI?

13 Temmuz 2026 Pazartesi 08:09