Şadiye Öztürk
İyi ki bayramlar var
Ramazan ayını acısıyla tatlısıyla geride bıraktık. Şu korkunç dünyada bizi bir nebze de olsa gülümsetecek, iyi ki bayramlar ve özel günler var. İnsanların bugünlere o kadar ihtiyacı var ki…
Bunu, Ramazan programlarında ve etkinliklerde salonların dolu dolu olmasından, insanların yer bulmak için koşuşturmasından anlıyoruz. Ev işini yarı bırakıp Kur’an-ı Kerim okumak için camilere giden kadınlar, işten yorgun geldiği hâlde teravihe giden erkekler; bunlara eşlik eden gençler ve çocuklar… Ne güzel manzaralar. İnsanlar sanki bayramı hak etmek için bir yarış hâlindeydi. Şehirde bir hareketlenme, bir canlılık vardı. Bu birlik ve beraberlik duygusu, toplumun en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden biri.
Etrafımızdaki savaşlar, sıkıntılar ve haberlerde gördüğümüz korkunç olaylar içimizi ürpertiyor. Gençlerin bu kadar şiddete meyilli olması, 15 yaşındaki bir çocuğun babasını, abisini, babaannesini katletmesi nasıl bir psikolojidir? İnsan ister istemez derin bir endişeye kapılıyor. Böyle zamanlarda insan, umut ışığı arıyor.
İşte o zaman diyorsun ki: Biraz da olsa yüzümüzü güldüren, iyi ki bayramlar var.
Bu bayramda tatilde olanların sayısı azdı; insanlar başka yerlere de gidemedi. Herkes memleketinde, sakin, sessiz ve biraz da buruk bir bayram yaşadı. Bu Ramazan’da etrafımızdaki olaylardan mı bilinmez, insanlarda sanki bir iyimserlikten çok bir kabullenmişlik hâli vardı. Yine de insanlar, sahip olduklarının kıymetini daha fazla fark etti.
İnşallah Ramazan’da edindiğimiz güzel alışkanlıklar bayramdan sonra da sürer. Yardımlaşma duygularımızın en yüksek seviyede olduğu bir aydı Ramazan. Bizim insanımız sıcakkanlı ve yardımseverdir; ama çoğu zaman bir şey yapmak için bir sebep arar. Ya da birilerinin öncülük etmesini bekler. Bu yüzden kötü niyetli insanlar tarafından nasıl çabuk kandırılabiliyorsa, iyi niyetten de o kadar çabuk etkilenir.
Ramazan’da gittikleri sohbetlerde dinledikleri hocalardan etkilenip sürekli bir yardım yapma telaşına girdiler. Sanki Ramazan bitecek ve yardımlar kabul olmayacakmış gibi… Sanki yardım ettikleri insanların Ramazan sonrası ihtiyacı kalmayacakmış gibi… Oysa iyilik, zamana bağlı olmamalı; yılın her gününe yayılmalı.
Gerçekten bizim insanımız yufka yürekli, samimi ve içten. Kötü niyetli insanımız yok mu? Elbette var. Ailesini, çevresini dolandıran; hatta bu mübarek günlerde ailesine zarar verenleri bile duyduk, haberlerde okuduk. Ama bunlar çok küçük bir azınlık.
Çoğunluk için, iyiler için iyi ki Ramazanlar, iyi ki bayramlar var. Dileğim o ki az da olsa edindiğimiz güzel alışkanlıklar bayram sonrasında da devam eder. Çünkü toplumları ayakta tutan en önemli değerlerden biri, süreklilik kazanan iyiliktir.
Dileğim o ki bundan sonra kutlayacağımız bayramlar; barış, huzur ve güven içinde olur. Çocukların katledilmediği, evlerin yakılıp yıkılmadığı, bombaların atılmadığı; insanların mutlu ve huzurlu olduğu bayramlar yaşarız.
Gelecek bayramların, geçirdiğimiz bayramlardan daha güzel olması dileğiyle…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.