Şadiye Öztürk
Mevsimler ve Sağlığımız
Kışı ve o sert soğukları geride bıraktık. Şimdi ilkbaharın içindeyiz. Doğa uyanıyor, günler uzuyor, içimiz kıpır kıpır… Ama tam da bu geçiş dönemlerinde sağlığımıza biraz daha dikkat etmemiz gerekiyor.
Çünkü belki de en çok bu aylarda hastalanıyoruz. İlkbahar ve sonbahar, vücudun en çok zorlandığı zamanlar. Özellikle bizim memlekette hava insanı yanıltır; gündüz başka, gece bambaşka… Sabah güneşe aldanıp ince çıkarsınız, akşam serinliği iliklerinize kadar hissedersiniz. Bu yüzden bizde alışkanlık haline gelmiş bir uyarı vardır: “Yanına kalın bir şey al.” Şehir dışından gelen misafire bile ilk söylenen budur.
Aslında bu duruma alıştık, hatta seviyoruz da. Yazın gündüz güneşin tadını çıkarırken, akşam serinliğinde rahatça uyuyabilmek büyük bir konfor. Sıcak şehirlerde geçirilen tatillerden sonra memleketin o serin akşamlarını özlememizin nedeni de bu.
Ancak mesele sadece hava değil. Sağlık dediğimiz şey, mevsimlere göre giyinmekten çok daha fazlası. Sağlıklı beslenmek, hareket etmek, yürümek, doğru ilişkiler kurmak, stresimizi yönetmek… Kısacası bir bütün olarak sağlıklı yaşamak.
Üstelik bu, çoğu zaman düşündüğümüz gibi sadece ekonomik bir mesele de değil. Kimimiz spor salonuna gider, kimimiz parkta yürür. Kimimiz takviye kullanır, kimimiz doğal beslenmeye yönelir. Asıl önemli olan bilinçli ve dengeli davranabilmek.
Fakat günümüzde en büyük sorunlardan biri de bilgi kirliliği. Her gün yeni bir “uzman” çıkıyor karşımıza. Dün faydalı denilen bugün zararlı ilan ediliyor. İnsan ister istemez şaşırıyor: Neye inanacağız, kime güveneceğiz?
Daha da düşündürücü olan ise sağlığımızı emanet ettiğimiz yerler. Denetimsiz, merdiven altı diye tabir edilen uygulamalar… Evlerde yapılan bilinçsiz hacamatlar, gelişi güzel uygulanan sülük tedavileri… Elbette işin ehli tarafından, doğru koşullarda yapıldığında bunlar ayrı bir konu. Ama artık neredeyse herkesin bu işe soyunduğu bir ortamda risk de giderek büyüyor.
Bir de işin “kolay çözüm” tarafı var. Kilo vermek uğruna kullanılan iğneler, bilinçsizce tüketilen haplar… İnsanlar sağlıklı olmak isterken, farkında olmadan sağlıklarını riske atıyor.
Tüm bunlar ne kadar denetleniyor, ne kadar kontrol ediliyor, tartışılır. Ama görünen o ki bu konuda daha dikkatli ve bilinçli olmak zorundayız.
Çünkü en büyük zenginlik sağlığımız.
Ve belki de yapmamız gereken en basit şey şu: Abartıya kapılmadan, kulaktan dolma bilgilerle hareket etmeden, bedenimizi dinleyerek ve bilimin ışığında yaşamayı öğrenmek. Mevsimler değişir, şartlar değişir… Ama sağlığımızı koruma sorumluluğu her zaman bizim elimizde.Hem akıl sağlığımızı hem beden sağlığımızı.
Selam olsun bütün zor şartlara rağmen sağlığına dikkat eden ve sağlıklı yaşamak için özen gösterenlere.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.